Cem Yılmaz
İMED Yön. Kur. Üyesi

Bilgi teknolojisi ve Bilgi toplumu
( Düşüncelerinizi e-posta ile bildirebilirsiniz e-posta: cemyilmaz@aribilgi.com.tr )

"BİLGİ TOPLUMU

1.Toplumsal Değişmede Teknolojinin Belirleyici Rolü

Ekonomik gelişme ve değişimi, toplumsal boyutu içinde ele alan "ekonomi sosyolojisi" nin bir bilim dalı olarak temel hipotezi; "Bütün ekonomik olayların özünde teknolojik bir sürecin yer aldığı sosyal ilişkiler sisteminden oluştuğu"şeklindedir. Bu nedenle, gerek tarım ve sanayi toplumlarının, gerekse bilgi toplumunun temelinde, kendine özgü belli bir teknoloji ve teknolojik düzey yatmaktadır. Teknolojik gelişme ile doğaya egemen olma savaşı veren insanoğlu, sürekli yeni teknolojiler keşfetme ve üretme uğraşı içindedir. Bu yüzden ülkelerin ekonomik gelişme veya kalkınması bir bakıma yeni teknolojileri bulma, geliştirme, üretme, uygulama ve sosyo - kültürel boyutları ile bunlara uyum gösterme süreçleri anlamına gelmektedir. Bilgi toplumunun analizine geçmeden önce, teknolojik sürecin, diğer toplumsal alanlara olan ilişkisi ve bu alanlara yansımasına kısaca değinmek gereklidir.

Karmaşık ve çok boyutlu toplumsal bütünü analiz konusu olarak seçen "ekonomi sosyolojisi", "sistem teorisinin" yöntemini kullanarak toplumsal bütünü dört alt sisteme ayırmaktadır.

Bunlar:
-ekonomik alan,
-sosyal alan,
-politik alan ve
-kültürel alanlardır.

Teknolojik yeniliğin ilk yansıdığı ve kullanıldığı alan, ekonomik süreçtir.

Yeni teknolojilerin üretim sürecinde kullanılması, yeni işbölümü ve uzmanlaşmaların doğmasına neden olur. Yeni işbölümü ve uzmanlaşma, yeni mesleklerin doğması gelir. Bu nedenle yeni teknolojilerin, ekonomik süreçten sonra etkilerinin yansıdığı alan, sosyal alandır.

Sosyal alanda ortaya çıkan yeni meslekler ve sosyal tabakaların, örgütlenerek toplum içinde kendi ağırlıklarını hissettirme çabasının başlaması ile, yeni gelişen sosyal grupların "politik mücadelesi" gündeme gelir. Her sosyal kesim içinde; kendi amaçlarını gerçekleştirme yarışı, bir "iktidar ve güç" kazanma yarışı; yani politik yarıştır. Böylece köklü teknolojik yenilenmenin, ekonomik ve sosyal alandan sonra yansıdığı alan, politik alan olmaktadır.

Bu nedenle teknolojik yenilenmeden yansıyan etkiler, en son olarak kültürel alanda kendini hissettirir. Bu süreçte söz konusu olan gecikme, bir zaman sürecine dayanır. Bu zaman gecikmesi, ilgili literatürde kültür gecikmesi olarak adlandırılmaktadır.

 

2. Bilgi Toplumunun Özellikleri

Temel özelliklerinden birisi, sanayi toplumunda ön planda olan "maddi" ürünler yerine, bilgi toplumunda, bilişim teknolojisi sayesinde bilgi üretimi önem kazanacaktır. Böylece bilgi toplumunun sürükleyici gücü bilişim teknolojisinin ürünü olan bilgidir. Biz buna kısaca "bilişimsel bilgi" diyebiliriz. Bilişimsel bilgi; bilgisayar sistemleri içinde bilimsel yöntem ve süreçler içinde işlenip elde edildiği için, bireysel keyfilik ve saptırmalardan daha uzak olması nedeniyle daha objektif (nesnel) bir içeriğe sahip olacaktır.Bilgi toplumunda, bilişimsel ve sistematize bilgi ve teknolojinin kitlesel üretimi gerçekleştirilecektir. Sanayi toplumunun pozitif biliminde "olmuş" olayların açıklaması yapılırken; bilgi ve sistematik bilgi üretilmektedir. Kısacası, bilgi toplumunun bilişimsel bilgisi, bilgi teknolojileri içinde geleceğe yönelik işlenmiş bilgidir.

Bilgi toplumunda bilginin temel özellikleri, sürekli üretilebilmesi ve artış göstermesi; iletişim ağları içinde taşınabilir; bölünebilir ve paylaşılabilir olması ile emek, sermaye ve toprağı ikame edebilmesi şeklinde özetlenebilir.

Bilgi toplumunun iletişim altyapısı, belli merkezlere bağlı nokta-ağ sistemi ve ağ- sistemlerinden oluşacaktır. İletişim- ağ sistemlerinin hem data banklara ve araştırma merkezlerine hem de bireysel bilgisayarlara bağlı olması, bilgi üretiminin; bilişim teknolojisi sistemi içinde gerçekleşmesini sağlayacaktır. Fabrikaların yerini, bilişim teknolojisine dayalı, iletişim ağ- sistemleri oluşturacaktır.

Sanayi toplumunun maddi mallar kullanımı yerine; gerek üretim, gerekse tüketim faaliyetleri için, yoğun bilişimsel bilgi kullanımı gündeme gelecektir. Bilişimsel bilgi, hem bilgi toplumundaki üretim sürecinin temel girdisi, hem de tüketim sürecinin en önemli girdisi olacaktır. Böylece emek, sermaye ve doğal kaynak şeklindeki diğer klasik üretim faktörlerini önemli ölçüde ikame etmektedir.

Sanayi toplumu ile, doğal girdilerden (topraktan), sanayiye kayan girdi ağırlığı; bilgi toplumunun ilk döneminde nitelikli insana, ileri dönemde ise bilişimsel bilgiye kayma durumundadır. Sanayi toplumunda fabrika üretimi, öncelikle ulusal sınırlar içindeki pazarlara yönelik ve onlara hitap ederken; bilgi toplumunda dünya standartları belirleyici konuma yükseldi.

Sanayi toplumunda ekonomik yapı;

-Pazara yönelik mal üretimi için sermaye birikimi,
-İşbölümüne dayalı üretimde uzmanlaşma ve
-Üretim ve tüketimin;"Fabrika" ve "konut" olarak ayrılmış birimlerde gerçekleştirilmesi ve bu yüzden kuruluş ve yerleşim yerlerinin birbirinden ayrılması gibi unsurlarca belirlenmekteydi.

Oysa ki, bilgi toplumunda bu yapı değişmektedir:
- Maddi mallar yerine; bilgi kullanılarak bilginin üretimi ön plana çıkmaktadır.
- Bilişim teknolojisine dayalı olarak kullanıcının üretebildiği bilgi artmakta ve bilginin birikimi sağlanmaktadır.
- Birikmiş bilginin sinerjik etkisi, bilgi üretimi ve bilgiden yararlanmayı daha da hızlandırmaktadır.
- Sonuçta ekonomik yapı, sanayi toplumunun mübadele ekonomisinden; bilgi toplumunun sinerjik ekonomisine dönüşmektedir
- Bir toplumunda; sanayi toplumundaki temsili demokrasi yerine, katılımcı demokrasiye geçilirken, katılımın sadece vatandaş katılımı ile oluşan gönüllü kuruluşlar düzeyinde değil, çok farklı düzeylerde gerçekleşeceği dikkate alınmalıdır.

Sanayi toplumunun mekanik teknolojileri ile gerçekleştirilen maddi üretimi yerine, bilgi toplumunda bilgisayarlar ve bilişim teknolojilerine dayalı bilgi üretimi geçmektedir. Sanayi toplumunun mekanik teknolojisi, fiziksel emeği ikame ederken; bilgi toplumunun bilişim teknolojileri zihinsel emeği ikame etmektedir. Sanayi toplumunun maddi malları fabrikalarda üretilirken, bilgi toplumunda bilgi kullanımı veri bankaları ve bilgi ağlarına bağlı olarak üretilmektedir. Sanayi toplumu, yeni girdi ve yeni pazarlar için kolonilere yönelirken; bilgi kullanımı ulusal sınırları ortadan kaldırıp küreselleşmeye yönelmiştir.

Tablo 1 :

Sanayi Toplumuve Bilgi Toplumunun Karşılaştırılması
   
Sanayi Toplumu
Bilgi Toplumu
Yenilikçi Teknoloji -Öz -Buhar makinesi (güç) -Bilgisayar (bellek, hesaplama,kontrol)
-Temel fonksiyon -Fiziksel emeğin ikamesi -Zihinsel emeğin ikamesi
-Üretim gücü -Maddi üretim gücü (Kişi başına sermaye artışı) -Bilgi üretme gücü (optimum hareket- seçim kapasitesinde artış)
Sosyo-ekonomik -Ürünler -Faydalı mallar ve hizmetler - İletişim bilgi,teknoloji, bilimsel bilgi
-Üretim merkezi -Modern fabrika (makine ekipman) - Bilgi kullanımı (bilgi ağları,veri bankaları)
-Piyasa -Yeni dünya,koloniler, tüketici satın alma gücü -Bilimsel bilgi sınırlarının bilgi alanın genişlemesi
-Öncü endüstriler -İmalat sanayileri(makine sanayi,kimya sanayi) -Entelektüel endüstriler (iletişimsel bilgi ve bilimsel bilgi endüstrileri)
-Endüstriyel yapı -Birincil, ikincil ve üçüncül endüstriler -Sanayi yapısı matrisi(birincil, ikincil, üçüncül, dördüncül endüstri sistemleri)
-Ekonomik yapı -Metaekonomisi (İşbölümü, üretim ve tüketim ayrılması) -Sinerjik ekonomi(birlikte üretim ve kullanımda paylaşım)
- Sosyo-ekonomik ilke -Fiyat ilkesi(arz ve talebin dengesi) -Amaç ilkesi (sinerjik ileri besleme prensibi)
-Sosya-ekonomik özne -Şirket (özel şirket, kamu şirketi, üçüncü sektör) -Gönüllü topluluklar (yerel ve bilgi toplulukları )
-Sosyo-ekonomik sistem -Sermayenin özel mülkiyeti, serbest rekabet, kar maksimizasyonu -Altyapı, sinerji prensibi,toplumsal yararın önemi
-Toplum biçimi -Sınıflı toplum (merkezi güç, sınıfları kontrol) -Fonksiyonel toplum (çok merkez,fonksiyon, otonomi)
-Ulusal hedef -Gayri safi ulusal refah -Gayri safi ulusal tatmin
-Hükümet biçimi -Parlamenter demokrasi -Katılımcı demokrasi
-Sosyal değişimin itici gücü -İşçi hareketleri,grevler -Sivil hareketler ve sorunlar
-Toplumsal problemler -İşsizlik, savaş, faşizm -Gelecek şokları, terör, kişisel dokunulmazlığın ihlali
-En ileri aşama -Yüksek kitlevi tüketim -Yüksek kitlevi bilgi yaratılması
- Değerler -Değer standartları -Maddi değerler (psikolojik ihtiyaçların tatmini) -Zaman- değeri (hedefe yönelik başarı ihtiyaçlarının tatmini)
-Etik standartlar -Temel insan hakları,insancılık -Öz- disiplin, toplumsal katılım
-Zaman ruhu -Rönesans (bireyin özgürleşmesi) -Globalizm (insan ve doğanın sembiyozu ortak yaşayışı)

 

Sanayi toplumunda imalat sanayii ön plana çıkarken; tarım, sanayi ve hizmetler şeklinde üçlü endüstriyel yapı doğmuştur. Bilgi toplumunda bilgi endüstrileri doğmuş ve dördüncü sektör olarak devreye girmiştir.

Sanayi toplumunun maddi üretimi işbölümünü getirmiş, üretim ve tüketimi birbirinden ayırmıştır. Bilgi toplumunun ise müşterek üretimi toplumunda mal ve hizmetlerin, arz ve talebine dayalı olarak fiyat mekanizması oluşurken, bilgi toplumunda gelecekteki amaçların gerçekleştirilmesi için bilgi kullanımı gündeme gelmektedir.

Sanayi toplumunda işletmeler sosyo-ekonomik sürecin en önemli öznesi iken; bilgi toplumunda gönüllü topluluklar sosyo-ekonomik sürecin öznesi durumunda gelmektedir. Sanayi toplumunda özel mülkiyet, rekabet ve kar maksimizasyonu ön plana çıkarken, bilgi toplumunda müşterek katılım ve sosyal yarar belirleyici olmaktadır. Ayrıca sınıflı toplum yapısı yerini çok merkezli fonksiyonel toplum yapısına bırakmaktadır. Politik sistem olarak parlamenter demokrasi değişime uğramaktadır. Politik sistem olarak da parlamenter demokrasinin, kalıtımcı demokrasiye dönüşümü gerçekleşmektedir. Toplumsal değişimin itici gücü, işçi hareketlerinden sivil hareketlere kaymaktadır. Sanayi toplumunun karşılaştığı işsizlik, savaş ve faşizm gibi sorunların yerini, daha çok gelecek şokları; kişisel terör ve sorunlar almaktadır. Sanayi toplumunun son aşaması olan kitlevi tüketim toplumu yerini kitlevi bilgi toplumuna bırakmaktadır. Ayrıca maddi değerlerle psikolojik ihtiyaçların tatmini; amaca yönelik, gelecekteki başarı ihtiyacının tatminine yerini bırakmaktadır. Aynı şekilde bireysel özgürlük ve hümanizma düşüncesi, yerini toplumsal kalıtım ve globalizme bırakmaktadır.

Fiziki sermaye yerine beşeri sermaye birincil kaynak olurken, birey merkezi bir konumda bulunmaktadır. Aynı rollere sahip karı- koca ve farklı aile tipleriyle birlikte, kendi kendine yardım ve ön plana kişisel kurumların çıktığı bir ortamda birey, merkezi bir konum da kazanmaktadır. Sosyal değerleri; aynı anda farklılaşma, eşitlik, bireyciliği vurgularken; eğitimin bireyselleştiği ve süreklilik kazandığı görülmektedir. Toplum yapısı içinde, merkeziyetçilikten uzaklaşılır ve kadınsal değerlerin ağırlığı artarken; bireyi vurgulayan bir değerler sisteminin ağırlık kazanacağı ileri sürülmektedir.

Buna karşılık, bilişim teknolojilerinin bireysel olarak bağımsızlaştırdığı kimselerin, ortak değerlere, ortak tatminlere ve ortak geleceklere sahip olanlarının katılımıyla oluşan gönüllü kuruluşları çok daha yoğun biçimde ön plana çıkaracaktır.

Tablo 2:

Dört Temel Toplumun Kilit Özellikleri

İLKEL TOPLUM
TARIM TOPLUMU
SANAYİ TOPLUMU
BİLGİ TOPLUMU
TEKNOLOJİ Enerji: İnsan Enerjisi Enerji:Doğal Enerji (İnsan, Hayvan, Rüzgar) Enerji: Fosil yakıtlar (Petrol, kömür) Enerji: Doğal (güneş,rüzgar),nükleer
Malzemeler: Hayvan postu ve taşlar Malzemeler: Yenilenebilir kaynaklar ( ağaçlar, pamuk, yün ) Malzemeler:Yenilenemez kaynaklar(Metal vd.) Malzemeler:Yenilebilir kaynaklar (Bioteknoloji), seramik yeniden kullanım
Araçlar: Asgari düzeyde kesme veya dövme (Normal olarak taş yapımı) Araçlar:İnsan kasının kullanımı ( kaldıraç ve vinçler ) veya doğal güçleri çalışır duruma getirme(yelken, su değirmeni) Araçlar: Emeğin yerine geçen makineler Araçlar : Aklıgeliştirici Makineler (Bilgisayarlar ve ilgili elektronik araçlar)
Üretim Yöntemi: Yok Üretim Yönetimi: El sanatları Üretim Yöntemi: Kurmak- Monta etmek ve birbirleriyle değiştirilebilir parçalar Üretim Yöntemi: Robotlar
Ulaşım Sistemi : Yürüme Ulaşım Sistemi : At, vagon, yelkenli gemi Ulaşım Sistemi: Vapur, demiryolu, otomobil ve uçak Ulaşım Sistemi: Uzay gemisi
Haberleşme Sistemi: Konuşma Haberleşme Sistemi: El yazımı Haberleşme Sistemi: Basın, T.V. Haberleşme Sistemi:Elektronik araçlarla, bireysel iletişimin sınırsız genişlemesi
EKONOMİ Toplayıcılık, Avcılık, Balıkçılık - Kendi kendine yeterli yerel ve ademi merkeziyetçi bir ekonomi piyasa değeri olmayan temel yiyecek maddelerinin üretimine dayalı ekonomik faaliyet - Ulusal düzeyde kitlevi pazar ekonomisi Temel ekonomik faaliyet, standartlaşmış maddi mallar üretimine dayanmaktadır; bunlar da üretim ve tüketim olarak ayrılmaktadır - Bütünleşmiş küresel ekonomi Temel ekonomik faaliyet,üretici ve tüketicileri daha çok birleştiren bilgi hizmetlerinin tedariki şeklindedir .
  - Köy ekonomisi düzeyinde emekte basit işbölümü: Düzeyleri açıkça belirlenmiş sınırlı sayıda otorite (Soylular, rahipler, askerler, köleler veya şefler) - İşgücünün karmaşık dağılımı, sınırlı uzmanlık yeteneğine; standart çalışma kalıplarına ve büyük hiyerarşik kurumların değişik düzeydeki otoritelerinin birbiriyle, ayarlanmış örgütlenmesine dayalıdır. - Doğrudan çıkarlarını korumaya yönelik üyelerden oluşan, küçük girişimciliğin örgütlenmesi şeklinde bir yapılaşma,
  - Ekonomide birincil kaynak:Toprak Birincil kaynak, fiziki sermayedir. Birincil kaynak,insan sermayesidir.
SOSYAL SİSTEM Küçük gruplar veya aşiretler - Cinsel rollerin açıkça belirlendiği hareketsiz büyük ve ailenin birincil güvenlik sistemi (dayanak) olması - Cinsel rollerin farklılaştığı çekirdek aile Birincil derecedeki güvenlik (destek) sistemi, ölümsüz kurumlardır. - Bireyin merkezi konumda olduğu, değişik aile tipleri
  - Seçkinlerle sınırlı kalan eğitim. - Sosyal Değerler: Uygunluk, seçkinlik ve sınıf unsurlarını ön plana çıkarmaktadır.

- Cinsel işbölümünün benzeştiği, insani yeteneği geliştirmeye ve insani kurumlaşmaları sağlayıcı roller.

 

      - Sosyal değerlerde çeşitlik, eşitlik,bireycilik.
    - Yetişkinlikte tamamlanan kitlevi eğitim. - Eğitim bireyselleştirilmiştir ve süreklidir.
POLİTİK SİSTEM Aşiret yaşlılarının ve şefin kuralları çerçevesinde temel politik birim olarak aşiret - Feodalizm: Hukuk, din, sosyal sınıf ve politika, doğumla kazanılan otoriteyle ( aristokratik kurallar) toprağın yönetimini belirlemektedir. Temel politik birim yerel topluluktur. - Kapitalizm ve Marksizim:Hukuk, din, sosyal sınıf ve politika sermaye yatırımlarının mülkiyet ve kontrolünü elinde bulunduranlar tarafından şekillendirilmiştir. - Küresel işbirliği: Bilginin kontrolü ve sahipliliği için uluslarüstü örgütlerin kurumlaşması;
    - Milliyetçilik: Temsili hükümet veya diktatürlük şeklinde güçlü merkezi ulusal hükümet - Yerel yönetimler birincil (asıl) yönetim birim ve kalıtımcı demokrasi temel norm olmaktadır.
PARADİGMA Dünyanın tamamen doğal şekliyle gözlenmesi - Bilim Temeli: Matematik (cebir, geometri) Astronomi - Bilim Temeli: Fizik, Kimya - Bilim Temeli: Kuantum elektroniği, molleküler biyoloji, biyoloji, çevresel bilimler.
  - Merkezi düşünce: İnsanların üstün güçler (örneğin tanrı) din, mistik görüş (astroloji) tarafından kontrol edildiği şeklindedir. Değer sistemi doğayla uyuma dayanmaktadır. Merkezi Düşünce: İnsan akibetinin rekabetçi bir dünyada, ödül ve ceza sistemi ile rasyonel sosyal yapıyı uyumlu bir biçimde oluşturmasına bağlı olduğuna inanılmıştır.

- Merkezi Düşünce: İnsanın yetenek ve gelişiminin sürekli artma yeteneği (Beynin bütünüyle düşünmesi)

Değer Sistemi: Kadına özgü değerlerin öne çıktığı bağımsız bireylerden oluşan ademi merkeziyetçi . bir topluma yönelmektedir .

 

a . Bilişim Altyapısı

Sanayi toplumunda altyapının temel alanları doğal, maddi, personel ve kurumsal altyapı ayrımına bilgi toplumunda "bilişim- ağı" nı altyapı unsuru olarak eklemekteyiz. Bilişim altyapısı, bilişim teknolojisinin, bilgiyi toplamak, iletmek, işlemek, değerlendirmek, dağıtmak ve yaymak için oluşturduğu ağ sistemleri donanımını kapsamaktadır.

b. Bilgi Sektörü ve Diğer Sektörlerle İlişkiler

Bilgi sektörünün ürünü olan bilişimsel bilginin tarımsal üretimde kullanılması, öncelikle biyoteknolojideki gelişmelerle, bilgi toplumunda tarımsal devrimi yaratacaktır.

Bilgi sektörünün yarattığı devrimle üretilen "yapay" yeni materyaller, kıtlaşan doğal kaynakları ikame ederek, sanayi toplumunun dünya üzerindeki tahribatını önleyecek, daha sağlıklı ve dengeli bir doğal çevre yaratılmasına fırsat verecektir.

Bilgi toplumunda bir yandan bilişim teknolojisinin işgücü ve sermayeyi ikame edici teknik yenilikleri; diğer yandan iletişimin ve buna bağlı olarak küreselleşmesinin yarattığı fırsatlar, işgücü ve sermayenin önemini azaltmaktadır. Bunun yerine girdi olarak bilginin ağırlığı giderek ön plana çıkacaktır. Girdi olarak bilginin üretim sürecinde işgücü ile ikamesi, akıllı robotların üretilmesi ile hızlanacaktır. İkame şansının olmadığı alanlarda işgücü ağırlığını koruyacaktır.

· Ancak bilgi toplumunda maddi üretim yerine bilginin ön plana çıkması, mülkiyet ve refah anlayışlarında da değişim getirecektir. Bu durum sınıflı toplumu daha da yumuşatıp, sona erdirirken, bölüşüm sorununun daha adil ilişkiler içinde gerçekleşmesine fırsat tanıyacaktır. Sanayi toplumundaki sermaye ve servet yoğunlaşmasının yarattığı dengesizlik, bilgi toplumunda hiçbir zaman o boyutlarda olmayacaktır. Bilişimsel bilginin sürekli yenilenmesi ve tekel olarak tutulması söz konusu olmadığı için, bilgi toplumu gelir, refah ve servet dağılımı açısında daha adil bir yapılanmaya yönelecektir.

· Sanayi toplumunun doğayı sömürmesi ve tahrip etmesine karşın bilgi toplumunun doğa ile daha uyumlu bir teknolojiye sahip olması, doğal çevre ve doğal altyapının kendini yenilemesine fırsat verecektir. Maddi altyapıyı oluşturan, yol, su elektrik, iletişim gibi alanlarda ortaya çıkan köklü teknolojik yenilemeler, maddi altyapının nitelik ve niceliğini değiştirecektir. Bilgi toplumu sağladığı yeni teknoloji, yeni malzeme ve yeni bilgi toplumu sağladığı teknoloji, yeni malzeme ve yeni bilgi girdileri ile maddi alt yapıda önemli yenilenmelere yol açacaktır.

· Bilgi toplumundan en çok etkilenecek altyapı alanlarından birisi personel altyapı olacaktır. Bilgi toplumunda, insanın kol gücüne olan ihtiyaç giderek daha da azalacaktır. Bu alanda robotlar daha verimli sonuçlar verecektir. Bilgi toplumunda nitelikli işgücü, yani bilgi toplumunun gerektirdiği uzman işgücüne ihtiyaç artacaktır. Hatta bilgi toplumunun nitelikli işgücü sanayi toplumunun nitelikli işgücünden farklı olacaktır. Sanayi toplumunda, profesyonel- kariyer bilgisi ve buna dayalı meslek uzmanlaşma personel altyapıyı belirlemiştir. Oysa bilgi toplumunda ise, bilimsel bilginin aktarımı, kullanımı, geliştirmesi sonucu, bir mal veya hizmetin değerini artırıcı olabilen yenilikçi personel altyapı donamını kazanmaktadır.

· Bilgi toplumunda kurumsal altyapı da sanayi toplumundan farklılık gösterecektir. Başka bir deyimle sanayi toplumunun bakış açıları, değerleri,davranış kalıpları ve sosyal yaşama ilişkin kuralları ile örgütlenme biçimlerinde değişmeler olacaktır. Dünya görüşünde değişmeler olacaktır. Sanayi toplumunun getirdiği demokrasi, özgürlük,eşitlik,adalet,güvenlik ve refah ilkeleri içerik değiştirecektir.

Nasıl ki Batı' da sanayi toplumu, geleneksel - feodal- tarım toplumuna göre, daha özgürlükçü, eşitçi, adil ve güvenli bir yaşama biçimi getirmiş ise,bilgi toplumu da, sanayi toplumundan daha ileri düzenlemeler getirecektir. Bilgi toplumunda, özellikle ortak çıkar birlikteliğine dayalı örgütlenmelerin artması ile katılımcılığın, buna dayalı olarak demokrasi, eşitlik ve adaletin yaygınlaşması daha yaygın olarak sağlanabilecektir. Katılım sadece politik süreçte değil, sosyal ve ekonomik süreçte olacağı için, daha adil ve güvenli bir toplumsal yapının oluşması söz konusu olacaktır. Davranışlarda çeşitlenme, hoşgörünün küresel ve yerel düzeyde daha çok yaygınlaşması beklenmelidir. Ancak bu demek değildir ki, sosyal zıtlaşma ve çatışma yaşamımızdan tamamen yok olacaktır. Tam aksine, bilgi toplumunun yoğunluk ve derinlik kazanmadığı ilk dönemlerinde, bilgi toplumu kültürünün teknolojiye göre gecikmesi nedeniyle, zıtlaşmaların bir süre artış göstermesi bile beklenebilir. Nitekim, bilgi toplumu kültürüne uzak kalmış yörelerdeki yerel çatışmaların günümüzde yaygınlık kazanmasını buna örnek olarak gösterebiliriz.

3. Bilgi Toplumunda Entegre Sosyo- Ekonomik Gelişme: Alt Süreçler

a . Bütünleşme Süreci

Sanayi toplumunda, maddi altyapı unsurları olan yol, ulaşım ve haberleşmenin gelişmesi, piyasaların ve ekonomik faaliyetin bütünleşmesine; personel ve kurumsal altyapının gelişmesi ise, Kültürel değer, davranış ve dünya görüşleri ile kültürel ve sosyal bütünleşmeye; hatta ortak demokrasi ideali ile politik bütünleşmeye; bütün bunların mekan içinde yaygınlık kazanması ile bölgesel- mekansal bütünleşmeye hizmet ettiği görülür.

Bilgi toplumunda, bilgi teknolojisinin ve bilişimim altyapısının gelişmesi, bilgi aktarım ve akışının hızlanmasıyla bilgi sektörünün ekonominin en güçlü sektörü durumunda dönüşmesinin sosyo- ekonomik bütünleşmeyi hızlandırması beklenmelidir. Çünkü iletişim ve ulaşımdaki inanılmaz gelişmeler, piyasaları (mal, hizmet piyasaları ; bilgi, sermaye, para ve işgücü piyasaları) yalnızca bölge veya ülke çapında değil, dünya çapında bütünleştirerek küreselleşme sürecini doğurmuştur.

Diğer yandan iletişim teknolojisinde ortaya çıkan gelişmeler, yerel değer ve özelliklere önem kazandırmaktadır. İletişim ve kitlesel haberleşmedeki dev yenilikler "kültürel bütünleşme" yi yalnızca ulusal değil, yine uluslararası boyutta etkilemektedir. Böylece bilgi toplumuna ulaşmış dünyanın değer ve normlarının, modernleşme süreci olarak, çok daha kolay bir biçimde gelişmekte olan ülkelere aktarımı ve bu yolla küresel bütünleşmeye yönelim artacaktır. Örneğin, demokrasi ve özgürlük düşüncesinin dünya çapında geçerli değerler olması gibi. Aynı şekilde, kitle iletişimindeki hızlı gelişmelerin, politik ideolojilerde de bir bütünleşmeye doğru gitmesi, çoğulcu ve katılımcı demokrasinin yaygınlık göstermesi ve bilgi toplumunun hızlı gelişmesi karşısında, kapalı- merkezden yönetimli, mutlakçı ideolojilere dayalı sistemlerin yaşama şansının kalmadığının gözlenmesi bu yöndeki küresel bütünleşmeyi vurgulamaktadır.

Ayrıca, bilgi toplumunun sağladığı bilgi akışı, bireylerin daha hızlı bilgiye ulaşabilmesi ve politik ve ekonomik güç yoğunlaşmasını azaltırken, katılımcılık ve çoğulculuğu artıran bir bütünleşme süreci yaratmaktadır. Yine çoğulcu ve katılımcı özelliği ile sınıfsal ve bölgesel farkların azalmasına, zaman süreci içinde katkıda bulunarak sosyal bütünleşmeye de hizmet etmektedir. Bilgi toplumunda, ülke ve bölgeler, daha çeşitlenmiş yerel özellikler göstermesine karşın, artık sosyal sınıf ve ideolojilere dayalı keskin bir kutuplaşma yaşanmayacaktır.

b . Yığılma Ekonomileri

Bilgi toplumunda, bir yandan iletişim ve ulaşımda sağlanan hız ve benzeri üstünlükleri; diğer yandan bilişim ağına evden bile girebilmenin yarattığı fırsatlar ile büyük yığılma merkezlerinde olumsuz dışsal ekonomiler gibi maliyet artırıcı unsurların varlığı, yığılma sürecinin sanayi toplumundaki belirleyici konumunun kısmen kaybolmasına neden olmaktadır. Ancak, yığılma merkezlerindeki yoğun talebin yol açtığı yüksek talep potansiyeli nedeniyle, yığılma merkezlerinin yakın çevresi ve banliyörleri önem kazanacaktır. Bu olgu, şehirleşme yapısı ve sürecini de aynı şekilde etkileme şansına sahip olacaktır.

c . Entegre Gelişme Yayılma ve Genişleme Süreçleri

Bilgi toplumu; sosyoekonomik gelişmenin mekanda yaygınlaşması ve genişlemesini hızlandırıcı bir etki yapmaktadır. Bununla bölgesel dengesizlikler azalmakta ve mekansal bütünleşme hızlanmaktadır. Ancak bu sürecin, bilgi toplumunun ilk döneminden çok, olgunluk döneminde daha etkili olması söz konusudur. Bilgi toplumunda bilgi teknolojilerinin yarattığı küreselleşme sonucu mekan boyutunu genişletmiştir.

Bilgi toplumunun mekan boyutu ulusal ekonomi ile sınırlı değildir. Bölgesel bloklar ve Dünya Ekonomisi yeni mekansal birimler olarak dikkate alınmalıdır. Bu durumda ekonomik karar birimlere dört düzeyde karşımıza çıkmaktadır: Ulusal düzeyde; bölgesel bloklar düzeyin- de; küresel düzeyde ve uluslar arası veya çokuluslu şirketler düzeyinde.

d . Entegre Gelişmede Yoğunlaşma Süreci

Sanayi toplumunda sosyoekonomik gelişmenin yoğunlaşmasını, teknik yenilikler ve organize bilginin yığılma merkezlerinden derinlik kazanması,yani eski teknolojilerin bırakılarak sürekli yeni ve üstün teknolojilere geçiş süreci olarak tanımlamıştık. Bu nedenle, bilgi toplumunda entegre gelişmenin yoğunluk kazanması; firmaların yenilikçi uygulamalar için esneklik derecesinin yüksekliğine bağlıdır. Bunun için büyük yığılma merkezinde olmak değil,uluslar arası rekabete ve sürekli yenilenmeye açık olmak, yenilikçi olmak gerekmektedir.

e . Entegre Gelişmede Sanayileşme Süreci

Her ne kadar, bilgi toplumunun şekillenişi, yapılanışı ve sosyoekonomik gelişmenin dinamizmi bilgi sektöründen kaynaklanıyorsa da sanayi sektörü bilgi toplumunun yine önemli bir sektörü olarak kalacaktır.

Bilgi toplumunun değiştirdiği organizasyon içinde, sanayinin bütünleşme durumu, yatay ve dikey bütünleşmesi, sektördeki rekabet yapısı gibi unsurları önemli olacaktır. Çünkü bilişim destekli olmakla birlikte, ihraç edilen ürünleri çoğu sanayi ürünü olarak önemini koruyacaktır. Nasıl ki, sanayi toplumunda önemi azalan tarım yanında tarıma dayalı sanayiler oluşmuşsa, bilgi toplumunda, bilgi sektörünün bir sanayi bazı ve sanayilerin de bilişim girdisi önemli olmaya devam edecektir.

Sanayi toplumunda yeniliklerin üretilip uygulandığı alan sanayi sektörü idi. Bu nedenle sanayileşme süreci, tüm diğer süreçleri peşinde sürüklüyordu. Oysa, bilgi toplumunda bu işlev bilgi sektörüne kaymış olup, ekonomik gelişmenin tüm alt süreçlerini bilgi sektörü ve bilişim altyapısı sürükleyecektir.

f . Entegre Gelişmede Şehirleşme Süreci ve Göçler

Bilgi toplumunda bu süreç, bilgi ve iletişim ağının şehirler dışına veya küçük yerleşim birimlerine de götürülebilir olması veya uydu kentlerden ana merkezlere ulaşımın bir sorun olmaktan çıkması nedeniyle, şehirlerden çevreye doğru yönelen bir yayılma ve genişleme sürecine dönüşecektir. Böylece gerek kuruluş yerleri, gerekse yerleşim yerleri, büyük şehirlerin dışına, daha optimal büyüklükteki şehirlere doğru bir kayma gösterecektir. Büyük şehirlerin cazibe merkezi olması önemini yitirecektir. Ancak yenilik ve bilgi merkezlerinin yoğunlaştığı şehirler çekiciliğini koruyacaktır ve hatta artıracaktır.

Bilgi toplumunda sosyal tabakalaşmanın yumuşamasına karşın, niteliksiz işgücü daha az gelir elde ettiği için, büyük şehirlerin eski mahalleleri daha niteliksiz çevre nedeniyle düşük gelir gruplarının yerleşim yerleri olarak ön plana çıkacaktır.

Hızlı banliyö trenlerinin ve diğer yeni ulaşım araçlarının gelişmesi şehir çevresindeki ulaşımı sorun olmaktan çıkacaktır. Böylece şehirler yığılma merkezi olmaktan çok, yayılma sürecine gireceklerdir. Ayrıca şehirler, bir yandan büyük ölçekli eğlence ve dinlenme merkezleri, diğer yandan küçük grupların dinlenme ve eğlenmesi ve boş zaman değerlendirmesi için çeşitlenmiş yeni hizmet duyacaktır.

Bilgi toplumunda araştırma merkezleri ve üniversiteleri yoğunlaştığı şehirlerin daha geniş istihdam şansı yaratması nedeniyle göçlerin bu türdeki şehirlere yönelmesi söz konusudur. Ancak uzman kişilerin göç etmeden bilişim ağ sisteminden yaralanarak, birden çok şehirdeki ekonomik birimlere hizmet sunma şansı doğmaktadır.

g . Entegre Gelişmede Yatırım Süreci

Sanayi toplumunun maddi üretiminin gerçekleşmesi yatırım sürecine bağlı kalmıştır. Sanayileşme, bir bakıma alt ve üstyapı yatırımlarının birlikte gerçekleşme süreci olmuştur. Üstyapı yatırımları, nerede en çok kar etme şansı var ise orada kuruluş yeri seçmiştir. Sermaye birikimi süreci ile sağlanmıştır. Nüfus ve üstyapının toplandığı mekanlar, beraberinde daha çok altyapı yatırımı gerektirmiştir.

Bilgi toplumunda, maddi üretim ve sermaye değil, bilgi üretimi esas olacaktır. Bilginin kaynağı ise bilimsel düşünce, bilişim teknolojisi, bilişim altyapısı ve bilgi sektörüne bağlı olarak gerçekleşecektir. Böylece sanayi toplumunun " yatırım humması" yerini bilgi toplumunun bilgi üretmeye yönelik " yenilik hummasına" bırakacaktır. Böylece büyümeyi ve kalkınmayı sağlayan esas faktör yatırımlar yoluyla gerçekleşen sermaye birikimi değil; yenilikler yoluyla üretilen bilişimsel bilgi olacaktır.

Bununla birlikte, yatırımlar ve sermaye, yenilikçi teknolojilerin uygulanmasında kullanılan sıradan bir girdi olacaktır. Ayrıca bilgi toplumunun yatırımları, bilişim altyapısı oluşturmaya yönelik, daha çok kamu ağırlıklı yatırımlarla, özel karlılığa yönelik bilgi sektörü yatırımlarından oluşacaktır. Bilgi toplumundaki özel yatırımlar, yukarıda sanayileşmede değinildiği gibi bilgi teknolojisine dayalı olarak gelişen yeni ürünlerin ve malzemelerin, gerek üreticiye, gerekse tüketiciye yönelik olarak üretilebilmesi için ihtiyaç duyulan alanlarda önem kazanacaktır. Kısacası bilgi toplumunda yatırımların ağırlığı fiziki sermaye yatırımlarından beşeri sermaye yatırımlarına kaymaktadır. Eğitim düzeyinin sürekli artması, eğitim yatırımları ve harcamaları sürekli artırmaktadır. Bu artışın doğal bir sonucu olarak bilgi toplumunda eğitim düzeyi giderek artmaktadır.

Bilişim altyapısının ülke içinde yaygınlaştırılması açısından olduğu kadar dış dünya ile bağlantılarının sağlanmasına yönelik " kamusal yatırımlar" kalkınma sürecinin önemli belirleyenlerinden birisi olmaya devam edecektir. Çünkü bilgi toplumunun sürükleyici gücü olan yenilikler, üniversite ve araştırma merkezlerinde gerçekleştirilmektedir. Bu alana yönelik yatırımlar artmaya devam etmektedir.

h . Entegre Gelişmede Bilgi, Yenilik ve Bunların Yayılması Süreci

Teknolojinin belirleyici rolüne rağmen, sanayi toplumunun ana karakteri sermaye birikimi ve yatırımlara dayalı sanayileşme olmuştur. Oysa bilgi toplumunda bilginin birikimine dayalı yenilik süreci önem kazanırken yenilikler sürekli üretilmektedir. Ayrıca yeniliklerin merkezi mutlaka büyük şehirler değildir. Daha çok üniversite kentleridir. Bilgi toplumunda yeni teknolojilerin yarattığı dönüşüm, yüksek verimliliği artışları sağlamaktadır. Açıkçası, verimlilik artışlarının kaynağı yeniliklerdir: Yeniliklerin kaynağı ise, teknolojide, örgütlenmede, yönetimde yetirilen yeni fikirlerdir.

Bilgi toplumunda yeniliklerin hızlanması yanında, yeniliklerin ortaya çıktığı ortam, rekabet ve küreselleşme gerçeği ile tamamlamaktadır. Bilgi toplumunda yaşanan küreselleşmenin ağırlıklı olarak taşıyıcısı, uluslar arası düzeyde faaliyette bulunan şirketlerle, çokuluslu şirketlerdir.

ı . Entegre Gelişmede Büyüme Süreci

Sanayi toplumunda büyüme, milli gelirde artış olarak tanımlanırken, büyümenin belirleyenleri olarak temel üretim faktörleri olan sermaye, işgücü ve teknik ilerleme dikkate alınmıştır. Sanayi toplumundaki üretim, maddi üretime dayanırken, temel girdi olarak sermayenin ağırlığı ön plana çıkmıştır. Bu nedenle yatırımlar büyümenin temel kaynağı olarak ele alınmıştır.

Oysa ki, bilgi toplumunda temel girdi bilgi olduğu gibi, temel çıktı' da bilgidir. Bilgi toplumunda, ulusal bilgi düzeyindeki artışı büyüme olarak tanımlamak durumundayız. Bu tür bir büyümenin temel kaynağı yenilik; yeniliğin kaynağı da rekabet olacaktır. Yeniliğe motive edilmiş, kendini kanıtlamak isteyen kişiler arası rekabet, yenilik ve bilginin ana kaynağı olacaktır. Bilişim teknolojisine dayalı olarak üretilen bilgi, sanayi toplumunun sermayesi gibi kıt değildir. Bu yüzden bilgi ile bilgi üretiminde ölçeğe göre azalan getiri değil; aksine ölçeğe göre artan getiri söz konusudur.

4. Bilgi Toplumunda Sosyo- ekonomik Gelişmenin Çevresel Unsurları

a . Bilgi Toplumunda Sosyal Sistem

Bilgi toplumunda bireysel ve bireye ilişkin değerlerin daha da gelişmesi beklenmelidir. Maslow'dan beri dikkate alınan, ihtiyaç hiyerarşisinin en tepesinde yer alan, insanın kendini kanıtlaması, yeteneklerini geliştirmesi ve kendini gerçekleştirmesi ihtiyaçları bilgi toplumunda karşılanabilecektir. Sanayi toplumunda zorunlu ve kültürel ihtiyaçları bilgi toplumunda karşılanabilecektir. Sanayi toplumunda zorunlu ve kültürel ihtiyaçları maddi yoldan karşılamaktayız. Oysa bilgi toplumunda, maddi ürünler sorun olmaktan çıkacak, bilgi üretimi insanların kendini kanıtlama, yeteneğini geliştirme ve kendini gerçekleştirme aracı olacaktır.

Yoğun bilgi üretimi, sanayi toplumunda olduğu gibi, olmuş olayların açıklamasına yönelik olmaktan çok, geleceğe yönelik olacaktır. Geleceğe yönelik bilgi, bireyin kendini kanıtlamak, yeteneğini geliştirmek ve gerçekleştirmek için koyduğu amaçların gerçekleştirilmesi şeklinde olacaktır. Bireyin tutum ve davranışlarını gelecek beklentileri belirleyeceği için, bilgi toplumunda bilgi üretiminin etkisi daha çok ileri besleme (feed forward) şeklinde işleyecektir. Bireyin gelecekteki amaçları gerçekleşmesi "hedefe kilitlenmesi" şeklinde temel motivasyon olarak ön plana çıkacaktır.

Bu tür bir birincil sosyal grup ötesinde, ortak özellikler, değerler ve amaçlar ile ortak mekan ve çıkarlara sahip kişilerin oluşturduğu örgüt ve birliklerin ikincil sosyal gruplar olarak da- ha da güçlenmesi söz konusu olacaktır. Bu sosyal grupların, örgütlenmiş gruplar olarak sivil yaşamda ağırlıkları ve etkinlikleri belirleyici olacaktır. Bilgi toplumu bu açıdan sanayi toplumdan daha örgütlü ve daha kalıtımcı olacaktır. Toplumsal bütünleşme düzeyinin, sosyal, ekonomik ve politik açılardan artma göstermesi beklenmelidir .

Çıkar çatışmasından çok, çıkar uzlaşması ile gerçek ve gelecekteki ortak amaçları gerçekleştirmeye yönelik dayanışmacı gruplar ön plana çıkacaktır. Çatışmaların çözümü için, sanayi toplumuna göre, bilişim teknolojisi içinde daha adil ve nesnel çözüm seçenekleri gündeme gelebilecektir. Bilişimsel bilgiye verilen önem ve değer ile bilimsel bilginin nesnelliği bir yandan; toplumda uzlaşma arayışları diğer yandan, daha az çatışmacı bir ortam yaratacaktır.

Meslek sahibi için okul ve üniversite, pratik bilgiden çok, soyut düzeydeki bilimsel bilgiyi kullanabilmenin yöntem ve tekniklerine yönelecektir. Pratik bilgi, mesleki uygulamada sürekli yenilenen bilgilerden oluşacaktır. Çalışanların çoğunluğu sağlık, eğitim ve araştırma hizmetleri ile boş zaman değerlendirilmesi, eğlence ve dinlenmeye yönelik hizmet üretilen alanlarda yeni istihdam olanakları elde edecektir.

b. Bilgi Toplumunda Politik Sistem

Kişilerde amaçların önem kazanması gibi, belli amaçlar için bir araya gelmiş sosyal gruplar, politikada doğrudan veya dolaylı belirleyici olacaktır. Şimdiden yaşanan birlikler (dernekler, sendikalar,odalar v.b.) şeklindeki örgütlenme (organizasyon) devrimi bilgi toplumunda, politik gücün kullanımının yerelleşerek katılımcılığa yönelmesine neden olacaktır .Geleneksel toplumun mutlakiyetçi kralları, sanayi toplumunda yerini ulusal meclisler ile yasama, yürütme ve yargı şeklindeki kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter- temsili-demokrasiye bırakmıştı. Sanayi toplumunun bu yapısı, yerel birim ve örgütlerin katılımı ile katılımcı demokrasiye dönüşecektir. Parlamenter temsili demokraside katılım, daha çok "merkezi- ulusal" düzeyde gerçekleşmiştir Oysa bilgi toplumundaki katılımı yerel düzeyde gerçekleşecektir. Ayrıca katılım, kitle örgütleri ve birliklerin katılımı ile yaygınlaşacaktır. Klasik parti yapısı ve merkezi parlamentonun bileşimi ve işleyişi, kitle örgütleri ve birliklerin temsilcilerinin katılımı ile değişime uğrayacaktır.

Bilgi toplumunun devlet örgütünde çalışanların sayısı azalacak, merkezi bürokrasinin yükünün önemli bir kesimi yerel birimlere ve örgütlere aktarılırken, diğer önemli bir kesimi de bilişimi sistemi ve bilgi bankalarından, doğrudan ulaşılabilir duruma gelecektir. Bu durum merkezi bürokrasiyi küçültecektir. Kanunun ürettiği politik kamusal mallar ( idari hizmetler) ile ekonomik kamusal bilgi aktarımı, bilişip altyapı donanımından doğrudan elde edilebilecek ve kırtasiyecilik belli ölçüde sona erecektir. Merkezi bürokrasideki yapısal değişim klasik rüşvet olaylarının bir kesimini ortadan kaldıracaktır. Ancak, bilişim sistemi içindeki bilginin kötüye kullanımına ilişkin yeni suç ve ceza sistemleri gelişecektir.

Bilgi toplumunda yaşanan yerelleşme ve katılımın yanında bilişim sisteminden elde edilebilen kamusal hizmetlerin artması, bugünkü bakanlıkların etkisini, teknik - uzmanlığa dayalı bir kontrol merkezine dönüştürecektir. Bakanların politik gücü, bugüne göre azalacaktır. Politik ve ekonomik gücün yerine, geniş ölçüde organizasyon- katılım ve bilgi gücü geçecektir. Yerelleşmiş düzeydeki seçim ve kalıtım mekanizması, bilişim teknolojisi sayesinde daha sık, yoğun ve kolay olarak devreye sokulabilecektir. Yerelleşen, katılımcılık ve örgütlenme, iletişim teknolojisinin yarattığı olanaklar içinde küreselleşmeye yönelecektir. Ortak amaçlı yerel örgütlerin, paralel örgütlerle dünya çapında iletişim ve etkileşim bağlantısı olacaktır. Bu olgu küreselleşme sürecinde, Birleşmiş Milletler' in yeni bir yapı ve işleyiş kazanmasına yol açacağı gibi, bloklar şeklindeki bölgesel örgütlenmelerin de ön plana çıkmasına neden olacaktır. Uluslar üstü ve uluslar arası örgütlerin, sayı, işlev, ve etkinlik açısından önemleri giderek artış gösterecektir.

c . Bilgi Toplumunda Kültürel Sistem

Sanayi toplumu, bireyin özgürleşmesinden yola çıkmasına karşın, yapı ve kurumlaşması toplum düzeyinde (ulusal düzeyde) gerçekleşmiştir. Bu durum politik ve sosyal düzeyde katılımcılığı sınırlandırmıştır. Geleneksel toplumun asiller - serfler şeklindeki sınıflı yapısını, işçi - işveren şeklinde sürdürmüştür.

Bireyi sınırlandıran ve bağımlı kılan değer, norm, kural ve davranışlara karşı bireyin özgürlüğünü korumak bir gereklilik olmuştur. Toplumdaki refah ve maddi kaynakların dengesiz dağılımına karşı, eşitlik ve adalet ihtiyacı gündeme gelmiştir. Toplumdaki belirsizlik ve kavga , güvenlik ihtiyacını doğurmuştur. Açlık ve yoksulluğa karşı mücadele, refah amacını ön plana çıkarmıştır. Bu nedenle, sanayi toplumunun kültürü bir anlamda bir tepki kültürü olmuştur. Zıtlaşmacı konum ve yapılar, toplumsal dinamiğin olumsuz yönde kullanımına yol açmıştır. Zıt kutuplarda oluşan kültür kalıpları, çoğu kez mutlakçı ve zıtlaşmacı olmuştur. Oysa bilgi toplumu; uzlaşma, hoşgörü, çoğunluk ve katılımın daha kolay elde edilebilir oluğu bir kültürel ortamı getirecektir. Çünkü insanlar arsındaki çatışmada zıtlaşmaların çoğu, bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca toplum yapısının kalıtımcı ve çoğulcu olması, kültürde çeşitlenme, hoşgörü ve katılımı yaygınlaştıracaktır.

Diğer yandan, bilgi toplumunun geleceğe ve amaçlara yönelik olması ve bu yönelimleri bilgisayar tasarım modelleri ve benzetim modelleri ile "olmayan " alana yöneltmesi, kültür ve sanatta, zaten şimdi de başlanmış olan " post - modern" dönemi gündeme getirecektir. Burada sanat, zihinsel geliştirmenin yol açtığı yeni ufuklar içinde, hayal gücünün yarattığı, yapay algılamalar dünyasında insanlara hoş vakitler geçirmesine hizmet edecektir. Yapay algılamalar dünyası, insanın boş zaman değerlendirmesinde önemli bir yere sahip olacaktır. Maddi değerlerden, bilgi ve insancıl değerlere olan yoğun yönelim, bilgi toplumunun değer ve davranış kalıplarını şekillendirecektir. Bilgi toplumunda, dini ve ahlaki değerlere de yeni boyutların gelmesi söz konusu olacaktır.

Maddi değerler üzerine kurulan ahlak anlayışı ve normlardan maddi olmayan değerlere yönelim gündeme gelecektir. Gönüllü kuruluşlar ve örgütlerin geliştirdiği ortak değerler, toplumun değerler sistemini değiştirecektir. Değer yargılarında çeşitleşme ve çoğulculaşma, grupsal değerler ön plana çıkacaktır. Sanayi toplumunun ulusal veya sınıfsal değerleri karşısında, bilgi toplumunda grupsal değerler ve inançlar yaygınlık kazanacaktır. Ulus veya sınıfla bütünleşen bireyden, sosyal grupla bütünleşen bireye yönelim ağırlık kazanacaktır. Ancak, gerek sosyal grup, gerekse bireyin daha gevşek düzeylerde ulus ve küre ile bütünleşmesi de ağırlık kazanacaktır.

5 . Bilgi Toplumunda Ekonomik Sistem

Geleneksel ve feodal toplumlarla, sosyalist ve faşits toplumlarda ekonomik sistem merkezden yönetimlidir. Buna karşılık emeğin özgürleştiği ve sermaye ile maddi üretimin ön plana çıktığı sanayi toplumunun ekonomik sistemi "piyasa ekonomisi" olmuştur. Sanayi toplumunda piyasa ekonomisi belli evrimleşmeler geçirmiştir. Sanayi toplumunun ilk yüzyılı içinde uygulanan ekonomik sistem "serbest piyasa ekonomisi" dir. Doğal düzen düşüncesinden kaynaklanarak " bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" felsefesi ile her şeyin kendi akışına bırakıldığı bu ilk 100 yıllık dönemde, sanayileşen ülkelerin maddi refahları hızla arttı. Ancak toplum, burjuva - proletarya diye iki sınıfa bölündü. İşçilerin, günde 16 saat boğaz tokluğuna ve hiçbir güvencesiz, çalıştığı bu dönem, bu yetersizliklerin giderilmesini sağlayan sosyal güvenlik ve sosyal sigorta sistemleri ile aşıldı.

Ancak maddi üretimin çevreyi ihmal eden yaklaşımı, sanayi toplumunun son döneminde çevre boyutunu gündeme getirdi. Böylece "ekolojik piyasa ekonomisi" ve "ekolojik sosyal piyasa ekonomisinden söz edilir oldu. Böylece, sermaye - insan ve çevre arasında denge kurmaya yönelik bir yaklaşım, bilgi toplumuna geçiş döneminde dünyanın gündemine girdi. Dolayısı ile çevre sorunlarının asıl çözümü bilgi toplumunun ilk dönemine kalma durumdadır.

Bilgi toplumu; yeni meslek yapıları, yeni üretim ilişkileri ve yeni sosyal yapıları ile yoğun olarak bilginin üretildiği bir ekonomik sistem olarak ortaya çıkacaktır. Bilgi toplumunda birey ve girişimciyi, bilgi üretmeye yönelten temel motif, kendini gerçekleştirmeye yönelik başarı olacaktır. Söz konusu başarı, başarı rekabeti şeklinde olacaktır. Başarı rekabeti, yalnız yerel düzeyde gerçekleşecektir.

Bir yanda değinilen bu değişimler ortaya çıkarken, diğer yandan, bilgi kullanarak bilgi üretimi şeklinde işleyen bilişim teknolojisinde başarı ve rekabetin temel yenilik yaratmaya yönelik olacaktır. Bilgi toplumunda, yeniliklerin " kitlevi üretimi" gerçekleşecektir. Bilgi toplumu insanının, gelecek amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik çabaları, bilişim teknolojisinin olanakları ile sürekli bilgi üretirken, sistemin temel karakteri yenilikler olacaktır

İşte değinilen bu özelliği ile bilgi toplumunun ilk dönem ekonomik sistemi, yenilikçi piyasa ekonomisidir. Yenilikçi piyasa sistemi, bireyin yetenek ve başarısını ön plana çıkardığı için özgürlükçü (serbest); toplumsal dengeleri katılımcı örgütlerle ve gönüllü kuruluşlarla kurduğu için sosyal; yenilikleri ile doğayı sömürmek yerine, ikame ettiği için ekolojik ve nihayet bilişim teknolojisinin bilgi üretimini yeniliklere dayandırdığı için yenilikçi bir özelliğe sahip olacaktır. Böylece en son karakteristik özelliği olan "yenilik" sisteme damgasını vuracak ve ismini burada alacaktır: Yenilikçi piyasa ekonomisi.

Bilgi toplumunda yenilikçi piyasa ekonomisinin evrimleşmesi, daha ileri aşamada karakter değişimine uğramaya devam edecektir. Bu süreç, maddi malların üretim, tüketim ve dağıtımının gerçekleştiği "piyasa" yapılarından, bilginin bilgi ile üretildiği bir ortam ve yapıya yönelik bir değişim şeklinde olacaktır.

Bilindiği gibi piyasa mekanizması, sanayi toplumunda ortaya çıkmış olan 4 temel karar mekanizmasından yalnızca birisidir.

- Piyasa mekanizması, ekonomik alanda;
- Seçim (demokrasi) mekanizması, politik alanda (kamusal mallar alanında);
- Bürokrasi (hiyerarşi) politik alanda ve
- Toplu pazarlık sistemi, politik - ekonomik alanda geçerli olan temel karar ve koordinasyon mekanizmasıdır.

Bilgi toplumunda, bürokrasinin önemi azalırken; seçim ve toplu pazarlık sistemlerinin uygulandığı alanlarda bir yaygınlaşma olacaktır. Gönüllü kuruluş ve birliklerin yaygınlaşması, katılımcı demokrasi, seçim ve toplu pazarlığı daha yoğun kullanılan kara mekanizmasına dönüştürecektir. Bu mekanizmalar içinde dinamik olan karar mekanizması, rekabet sürecine dayanmasından dolayı piyasa mekanizmasıdır. Rekabetin, yeniliğe ve yaratıcılığa dayalı özelliği piyasa sisteminin dinamizmini belirlemiştir. Örneğin, merkezden yönetimli Doğu Blok'u sistemlerinin çökmesi rekabetçi ve yenilikçi bir iç dinamikten yoksun olmasından kaynaklanmıştır. Bilgi toplumunda da yenilikçi yaratıcılığa yönelim ancak ve ancak, insanlar arsındaki bir başarı yarışının korunması ile sağlanabilecektir.

6. Bilgi Toplumunda ( Küresel ) Gelişme Stratejileri

Kısacası bir ülkenin gelişmesinde, şu faktörler önemli olmaktadır:
- Faktör koşullarının nicel ve nitel açıdan gelişmesi;
- Talebin daha nitelikli duruma gelerek firmayı yenilikçiliğe yönlendirmesi;
- Bağlı ve destek endüstrilerin rekabetçi bir yapı içinde daha nitelikli ve ucuz ara girdi sağlaması;
- Firma yapısının dinamik ve yenilikçi stratejilere yönelmesi ve nihayet
- Ekonomide rekabetçi bir ortam ve sürecin varlığı ve niteliği gibi unsurların ortaya çıkması.

Ayrıca, ulusal ekonomik gelişmede, dört gelişme aşaması ve stratejisinin gündeme geldiğini ileri sürmüştür. Bunlar:
- Faktör güdümlü,
- Yatırım güdümlü
- Yenilik güdümlü ve
- Refah güdümlü gelişme aşamalarıdır.

Birçok ülkenin gelişmesi, faktör donanımlarının belirlediği bir gelişme aşamasıdır. Arap ülkelerinin zenginliği ile, Kanada, Norveç ve Avusturalya'nın gelişmeleri faktör donanımından kaynaklanan gelişme süreçleridir. Buna karşılık faktörlerden çok sermaye yatırımlarının gelişmeyi belirlediği, sanayileşmenin egemen olduğu gelişme aşaması ise yatırım güdümlü dönemdir.

Yatırım güdümlü dönemi ise, yeniliklerin egemen olduğu bir yenilik güdümlü aşama izleyebilir. Bu durumda bilgi toplumunun yenilikçi stratejisi oluşturulurken, en başta bilişim teknolojilerinin belirlediği değişimi ve başkalaşımı dikkate almak zorundayız."