|
 |
BAŞKANIN
MESAJI
|
|
Sevgili yeni mezun arkadaşlarım,
49. yılında mezunu olduğunuz İ.İ.Enstitüsü' nun ilk mezunlarının 47 yıl önce kurdukları İMED bu güne kadar, Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olarak üyelerine ve topluma karşı olan sorumluluklarını başarıyla yerine getirmiştir. Avrupalı olma yolunda sığ denizde yüzmeye çalıştığımız bu dönemde, STK' larının niceliklerinin yanı sıra niteliklerini de artırdığımızda açıkta yüzmeyi daha kısa sürede öğreneceğiz. Amerika'da kişi başına 3 STK düştüğünü unutmamak gerekir. Bizler bu kuruluşlara sahip çıktığımız sürece demokrasimiz güçlenecektir. Birilerinin yaptığı yanlışların faturasını ağır şekilde hepimiz ödemeyeceğiz. Halen üye olmayan mezunlarımız ve üye olup da sesini duyamadığımız üyelerimiz, Üyelik Geliştirme ve Üyeler arası dayanışma çalışma grubumuzun yaptığı anket sonucunda e-posta yoluyla yayınlanan ve bültenimizin bu sayısında da yer alan projelerde görev alma konusunda duyarlı olacağını umut ederiz. Gönüllülük olarak nitelediğimiz İMED üyeliğini gönüllülük değil zorunluluk olarak gördüğümüzde, yönetilen değil yöneten, şikayet eden değil çözüm üreten, toplum refahını artırmayı amaç edinir hale geliriz.
Sevgili İMED 'liler;
Biz insanlar sosyal birer varlık olarak yaratıldık. Sosyallik bize sonradan gelmedi. Biz insanlara sosyal olmayı öğütlemek, öğretmeye kalkışmak; bir balığa suda yaşamayı anlatmaya benzer. Yani biz insanlar, toplumsal hayattan ayrı düşünülemeyiz.
Bizler, ne kadar çok sosyal yönde gelişebilirsek ve sosyallığı ne denli iyi öğrenip benimseyebilirsek, toplumsal hayatı da birbirimize o kadar kolaylaştırır, hayatın zorluklarını çok daha kolay aşarız.
İnsanlar önce kendi aileleri içine doğarlar. Dolayısıyla ilk önce anne, baba ve varsa diğer kardeşlerini tanımaya, onlarla iletişim kurmaya başlar ve öncelikle onlara bağlanırlar. Sonra komşularını tanır onlara bağlanır, daha sonra okula başlar ve okul arkadaşlarını tanıyarak onlara bağlanırlar. Erginlik çağına geldiklerinde ise evlenir ve kendi ailelerini oluştururlar. Bu arada iş sahibi olur ve çeşitli nedenlerle sayısız insanla ilişkiler kurarak onları da tanırlar.
İnsanın kişisel düşünce ve duyguları, yaşadığı ortamdaki değer yargılarına göre şekillenir. Sosyal olması nedeniyle konuşur, konuşma ihtiyacı duyar ve konuşma yeteneği gelişir. Yalnızca konuşma ihtiyacı bile insanların birbirlerine ne kadar ihtiyaçları olduğunu, karşılıklı iletişimin ne kadar vazgeçilmez olduğunu gösteren bir olgudur.
Yalnızca kendisine özel sanmakta olduğu değer yargıları, alışkanlık ve inançları, gerçekte içinde yaşamakta olduğu sosyal toplumun malıdır. Başka bir deyişle, edindiği tüm bilgiler toplumda yaşayan başkalarının fikirleri veya buluşlarıdır.
Sosyallik, insanın içinde bulunan, doğasına kazınmış organik bir gerçekliktir. Ve insan nasıl ki derisinden ayrılamazsa, sosyallik vasfından da ayrılamaz.
Bizler aramızda gözlediğimiz pek çok antipatik yönlerimiz nedeniyle iyi sosyal ilişkiler kuramamış olabiliriz.
Özel yaşamımızda hoşumuza gitmeyen, tatsız bulduğumuz şeyleri mutlaka sevmemiz gerekmediği gibi, bizden hoşlanmayan kişilerin de bizimle birlikte olmaları gerekmez.
Eğer komşumu sevmiyorsam bile;
• Ona adil davranmaya çalışırım,
• Ama en azından kötülük yapmam,
• Kötülüğüne konuşmam,
• İyi şanslar ve mutluluklar dilerim,
• Elimden geldiğince bir yandan uzak durmaya çalışırken bir yandan da onun yaşamında karşılaşabileceği zorluklar ve haksızlıklarda yardımcı olabilmek için her an hazır beklerim, onun kendi yolunda yürümesine engel olmam.
Eğer ki benim ondan biraz farkım varsa, bu fark bir kişinin bir başka kişi ile arasındaki dürüstlük, açıklık gibi farklar kadardır.
Eğer ki bir kişi insanlığın ne olduğunu anlamışsa;
• O, daima insanlık için çalışacaktır.
• Ülkesinin menfaatlerini, kurallarını yüceltecek, bölünme ve sınıf ayırımcılığına karşı koyacaktır.
• Her yerde din farklılarına, sınıflara olan nefret ve kini, ırk düşmanlığını ortadan kaldırmak için gayret edecektir.
• Her yerde ve her zaman savaş, fanatizm, milli kıskançlıklar ve haksızlıklar ile entrikacı devlet adamlarına karşı koyacaktır.
• Tüm insanlara barış sunacaktır.
İnsanın doğasında bulunan ve aslında insanı üretime teşvik eden hırsın, bazen gereksiz yere büyük bir ihtirasa dönüştüğü ve hem insanları hem de doğayı tahrip etme bencilliği noktasına getirdiği bilinmekte, bu açıkça görülmektedir. Bu eylem ve davranışlara Nietzche'nin iktidar hırsı, Freud'un ise bencil ihtiras dedikleri de bilinmektedir. Buna karşın yine insan yaşamının derinliklerinde bir de sevme hırsı yatmakta, ve kişide kendinden fedakarlık yapma duygusunu ön plana çıkarmaktadır. Bunun sonucunda ise insan, kendisini toplulukların ve evrenin hizmetine vakfetmeye alışmaktadır. İhtiraslar, insanı doğadan ayırmakta, sevme hırsı ise, insanı doğa ile bütünleştirmektedir. Burada önemli olan, ihtirasları, sevme hırsına çevirebilmektir. Aksi takdirde Nirvana dediğimiz olay, yani hayatı üfleyip söndürmek durumu ortaya çıkmaktadır. Sevgi, vefa ve fedakarlık, hırsları dengelemektedir. İnsanın doğasında olan arzularını yok edip hayatını söndüreceği yerde, bu arzuları iyi amaçlara yöneltip insan hayatını yüceltmekte insanlığın ana hedefi olmalı. ‘Hoşlanma ve sevme gibi sözcüklerin duygu-sal ve eski moda saçmalıklar sayıldığı bir toplumda yaşamaktayız. Kuşkucu tipler; yalnızlığın kahrediciliği ve sevginin gücünden söz edenleri, hemen buldukları esprilerle, ya da iğneleyici sözlerle gülünç duruma düşürmeye hazır ve bunda çok yetenekliler. Seviyorsanız, saf sayılıyorsunuz. -Mutluy-sanız, önemsiz ve basit diyorlar size. -Açık elli ve özveriliyseniz, size kuşku ile bakıyorlar. -Bağışlayıcı bir tipseniz, zayıf diyorlar sizin için. -Başkalarına güveniyorsanız, aptal diyorlar size. Ve bütün bu iyi özelliklere tümüyle sahip olmak istediğinizde, insanlar hemen sizin sahte olduğunuza inanıyorlar. Bu bilir bilmez davranışlar, birbirlerini sevmeyen ve birbirlerinden kopuk insanların oluşturduğu toplumlarda çok yaygın. Böyle toplumun insanları, kafalarındaki karışıklığı ve mutsuzlukları itiraf etmeyecek denli kültürlü ve bunlara karşı bir şey yapmaya cesaret etmeyecek denli egoların tutsağı olan kişiler. Bu tür davranışlar, insanlar arasındaki ilişkileri sürekli olarak koparı-yor ve temel insani değerlerin yok olmasına neden oluyor. Bireysellik, bağımsızlık ve kişisel özgürlük, sevme ve işbirliğinden çok daha değerli . Hoşlanma, sevme, sevecenlik, tutku, paylaşma ve verme gibi insani özellikler ve davranışlar olmazsa, çok sağlıklı olsak, en konforlu evlerde yaşasak, ya da bankada milyonlarımız olsa bile, yaşamımız bomboştur. Küçük egoizmleri-mizi unutmanın, duygusal ve saf görünmekten korkmayı bırakmanın ve evrensel gereksinimlerimiz için bir araya gelmenin, artık zamanı gelmedi mi? Birbirimizi korkusuzca, tutkuyla kucaklayıp sevmek ve - Ey insanoğlu, benim insan elimi tut - demek bize hiç güç gelmeyecektir, zannederim.'
Sevgi ve saygılarımla,
Zeki OZKAN
Genel Başkan |
|
|
|
|
Tüm mezunlarımızı, gerek yeni mezun olacak arkadaşlarımıza “Aramıza Hoşgeldiniz” demek; gerekse yıllar sonra bir araya gelip hasret gidermek ve anıları yeniden tazelemek için 28 Haziran 2003 günü gerçekleştirilecek Mezuniyet Törenini onurlandırmak üzere saat 18:30'da Avcılar Kampüsüne bekliyoruz.
Danışma Kurulu Toplantısı

İMED Danışma Kurulu 10 Mayıs 2003 tarihinde İstanbul Üniversitesi Baltalimanı Sosyal Tesislerinde toplanmıştır. Toplantı başında gerçekleştirilen Yönetim Kurulu üyesi Sn. K. Tahsin PEREK'in katkı-larıyla hazırlanan Derneğimizin tarihçesi ile ilgili görüntülü sunum katılan üyelerimizce beğeniyle izlenilmiştir. Toplantı, Danışma Kurulu Başkanı Sn. Nuri ÇERİGENÇ tarafından açılmıştır. Daha sonra İMED Genel Başkanı Sn. Zeki ÖZKAN Yönetim Kurulunun faaliyetleri hakkında bilgilendirme konuşması yapmışlardır. Sn. Nuri ÇERİGENÇ Sağlık Bakanlığındaki çalışmaları ile ilgili olarak bilgi vermişlerdir. Bu konuşmayı, Yönetim Kurulu üyesi Sn. Cenker ERDAMAR'ın üye anket çalışmaları ile ilgili sunumu takip etmiştir. Sn.Zeki ÖZKAN'ın yönetimin beklentileri ile ilgili yaptığı konuşma-nın ardından, Yönetim Kurulu üyesi Sn. M.Gürcan BÜYÜKÜNAL, Kamu Yararına Dernekler; Yönetim Kurulu üyesi Sn.Erdal YURTSEVER ise Organize Sanayi Bölgeleri ile ilgili sunum gerçekleştirmişlerdir. Dilek ve öneriler ile sona erdirilen Danışma Kurulu toplantısının ardından üyelerimiz samimi bir öğle yemeğinde birlikte olmuşlardır.
 Toplantıya katılan Danışma Kurulu ve Yönetim Kurulu üyelerimizin isimleri aşağıda sıralanmaktadır:
Abdülkadir YARMAN, Ahmet KAPTAN, Alahattin ÖZTEKİN, Ali ÖZDİNÇ, Ali Şakir AĞANOĞLU, Ali TANATAR, Aydın DÜNDAR, Bahar ZORER, Birol ÖRÜN, Canan İŞLER, Cemal MAT, Cenker ERDAMAR, Daim DEMİRCAN, Deniz KURTSAN, Enver KALELİ, Erdal YURTSEVER, Erman ATASOY, Eşref GÜNAYDIN, Fikret AYTEK, Gülizar İPÇİZADE, Gürcan BÜYÜKÜNAL, Halil İbrahim ÇETİNBUDAK, Halil İbrahim GÖKTÜRK, Hasan ÖZCAN, İsmail Hakkı TUNÇ, Mehmet Ata TANSUĞ, Mehmet OKUMUŞ, Prof. Dr. Mehmet OLUÇ, Meral TOPRAK,Metin ÇETİN, Nadir SARIŞEKER, Nuri ÇERİGENÇ, Osman Aslan TUNCELLİ, Osman KAYA, Öner GÜLYEŞİL, Safiye BÜYÜKAKÇAR, Salih ÖZÇAKIR, Saygun GÜRPINAR, Sedat KATIRCI, Doç. Dr. Sema KURTULUŞ, Seven SAMİOĞLU, Suat SARISOY, Şeref EREN, Tahsin PEREK, Tarık KANDEMİR, Tülin YUNT,Tümay TUNCER, Ümit YANAR , Yaman ÖZGÜN, Yekta ALPER,Prof. Dr. Zeyyat HATİPOĞLU, Zeki ÖZKAN, Zuhal ALATAN
Beşiktaş'ın kuruluşunun 100. yılını ve anlamlı şampiyonluğunu kutlarız.
Ülkemize Eurovision Şarkı Yarışması'nda birincilik kazandıran Sertab ERENER ve Ekibine içten teşekkürlerler.
Eylül ayı Sohbet Toplantıları;
Konuşmacı----------- : Sn. Prof. Dr. Eser KARAKAŞ/ ---------------------------------Bahçeşehir Üniversitesi Konu -------------------------- : Gümrük Birliği
Konuşmacı ----: Sn. Onur BELGE/TSYD Başkanı Konu ------------ : Türkiye'de Spor Yazarlığı
Konuşmacı------------ : Sn. Haluk ALACAKLIOĞLU/ --------------Family Business Consulting Inc. Başkanı Konu --- : Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma
Toplantılarımızla ilgili ayrıntılı bilgi ve duyurular e-mail'le tarafınıza bildirileceği gibi web sayfamızdan da takip edebilirsiniz.
devamı
Her türlü
görüş ve önerinizi web sayfamızdan iletişim bilgilerini edineceğiniz yönetim kurulu üyelerimize
dilediğiniz zaman iletebilirsiniz.
Web sitemizi ziyaret ediyormusunuz?
•Genç mezunlarımıza umut olacak iş ilanlarınızı her geçen gün daha da aktifleşen e-mail ağımızın İnsan Kaynakları mesajlarında yer almak üzere bekliyoruz.
• İletişim bilgilerinizi ve mail adresinizi
bildirdiniz mi?
• Üyelik bilgilerinizi güncellediniz mi?
• Yıllık aidatınızı ödediniz mi?
• Eylül ayından itibaren her ayın 2. Cuma gecesi düzenlenecek Müzikli toplantılarımıza ve Sohbet toplantılarımıza bekliyoruz.
• Aktivitelerimizi web sayfamızdan
izleyebilirsiniz
• Faaliyetlerle ilgili önerilerinizi bekliyoruz
• Bülten hepimizindir. Bilgilendirme yada iletişim kurmaya yönelik yazılarınızı bekliyoruz.
|